İfade araçlar

 

Για την Ελληνική έκδοση του κειμένου πατήστε εδώ

 

 

 

 

Dilden başka bu çeşitin tekniği de – yani dilin ifade araçları da ilginçtir. Genel olarak halk şarkıları direkt olarak gerçeklikle, yani günlük hayat ile alakalıdır. Ancak bundan başka içinde sembolik ifadeler de yer almaktadır: tabiattan kesitler yer almaktadır, bunlar da benzetmeler olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde insan ve hayvan dünyasından da kesitler yer almaktadır. Bunların rolü sembolik ya da alegoriktir.

 

 

Tabii sembolizm halk kültürünün başka çeşitlerinde de vardır. Aristoteles’e göre semboller doğa tarafından verilmemiştir, insanlararası bir anlaşmadan kaynaklanımaktadırlar. (Peri Ermin 16A, 27 – Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, σ. 43, Αθήνα 1975). Halk geleneğinde sembol olarak, davranış veya anlamların sözde ifadesini( söz ya da tasvir) kastediyoruz. Bütün topluluğun kabul ettiği bir tasvir.

 

 

Sembolizm günlük hayattan kaynaklanmaktadır: canlı ve cansız doğa, ve doğal fenomenler. Taş duygusuz, katı ruhu tasvir etmektedir. Sert ve değerli metaller( altın, gümüş) ruhun yüceliğini, çiçekler gençlik ve kadınların güzelliğini tasvir ediyorlar. Dik ve heybetli duruş selvi ile, yalnızlık ve dulluk ise kamışlıklarla tasvir edilmektedir. Kuşların ise önemi çok büyüktür. Bülbül güzel sesi, keklik güzelliği, güvercin sevgideki sadakati, kartal ve şahin ise cesateti temsi ediyorlar. Tabii yıldızlar da yer almaktadır. Belirtilemsi gereken diğer bir husus da bazen önemli bir davranışta bulunan bir insan yarı tanrı ya da bir kahramana benzetilir, mesela Herkül ya da Digenis (Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, σ. 43, Αθήνα 1975).

 

 

Halk şarkılarında mecaz ve alegorilere sıklıkla rastlanmaktadır. Birincisinde bir kelime ya da deyiş gerçek anlamından başka bir anlamla, ama kelimenin anlamına uygun olarak kullanılmaktadır. Mesela “kalbin kale gibi” mısrasının vermek istediği mesaj, arzulanan kişinin kalbinin kapalı ve erişilmez olduğu, onu kazanmanın çok zor olduğudur.

 

 

Alegori ise yazınlandan başka bir anlam taşıyan bir cümledir. Okuyucu kelimelerin arkasını okuyabilmelidir. Mesela “bir el diğer eli yıkar ” cümlesi ilk etapta temizlik hakkında konuşsa da, derinde başka bir anlam taşımaktadır, insanların, meslektaşların, aile fertlerinin birbirlerine yardım etmesi gibi. İma edilen anlamı cümlenin içinde bulunduğu esere bakarak anlayabiliriz.

 

 

Bir başka ifade biçimi ise kelimenin tekrarıdır. Bu vurgu yapmak için kullanılmaktadır. İsim, fiil, sıfat vs tekrarlanabilir. Mesela

 

 

Arkontes tron ke pinusi se marmareni tavla

se marmareni ki argiri ke se malamateni

 

 

(ΕΔΤ., Α.’, σ. 63 Στ, στ. 1-2, Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, σ. 45, Αθήνα 1975).

 

 

Burada “marmareni” (mermerden) kelimesi tekrarlanmaktadır. Yani masanın değerine vurgudur ve masanın yapımında kullanılan değerli metallere de değinilerek, önemi daha da vurgulanıyor. Tamamen şairane bir ifadedir çünkü bir masanın hem mermerden, hem gümüşten, hem de altından yapılması mümkün değildir.

 

 

Aynı şekilde bir şeyin üç kere tekrarlanması ve 3 sayısı da vurguyu önemli kılmaktadır. Sonda ise mana kuvvetleniyor. Mesela aşağıdaki şarkıda:

 

 

Tria pulakia katondan sti rahi sto limeri

ena tirai ton Almiro ki allo kata ton Valto

to trito to kalietero mirologai ke lei

Kirie mu ti eginiken o Hristos o Milionis (Fauriel, I, σ.4: εκδ. Απ. Χατζημμ. σ.88).

 

 

Üçüncü kuştaki vurgu çok belirlidir ayrıca bu kuş en iyisi olarak da belirtilmiştir. Başka durumlarda ise üç kere tekrarlanan unsurlar eşit derecede önemlidir ve üçüncüye vurgu yapılmamaktadır.

 

 

Stil çeşitleri olarak eşsesli, eşheceli ve kafiyeden de bahsetmek zorundayız. Eşhecelide iki mısra ya da mısra yarısı aynı hece ile başlıyor. Mesela

 

 

1)iki mısra yarısı aynı hece ile başılıyor:

 

 

«mana mu ki as ti dosame tin Areti sta ksena,

sta ksena ki pu perpato, κει που περπατώ, sta ksena pu pigeno,

an pam emis stin ksenitia, kseni na min pernume.

fronimos ise, Konstanti,m’ askima apilogitis….

 

 

2) mısralar aynı hece ile başlıyor:

 

 

«esi spernis vre Digeni, ma tin kali su klepsan».

«Αn tin eklespane extes, na pa na tin girevo,

αn tin eklespane simera na kamo ti sporia mu».

«ego su leo, Digeni, pos tin kali su klepsan».

Ke to zevgarın ‘neftike, ston stavlon tu pigeni,…

 

 

Eşsesli: aynı hece ya da heceler birçek kelimede tekrarlanıyor, mesela

 

 

-kame alusa keαι luse με, hteni ke htenise me,

ke plekse ta malakia mu, na pago na ton evro

 

 

yia sas hara sas mastori ke sis matitades,

ma ti exi o protomastoras ke ine vargomismenos

 

 

Kifaye ise mısraların kifayeli olduğu zaman var (aynı hece.harf)mesela

Tis dini o pateras tis karavi armatomeno,

tis dinun kaı t’ adelfia tis amaksi fortomeno ,…

 

 

İfade aracı olarak kuşlar çok önemlidir. Feryat ediyor, geleceği görebiliyor ve sorulara cevap veriyorlar. Ayrıca birçok kere mesaj iletiyorlar.

 

 

Diğer iki ifade aracı ile dinleyicinin dikkati sağlanıyor: sorular ve diyaloglar. Bunlara canlı varlıklar ve insanlaştırılmış doğa da katılıyor.

Önemli ve çok rastlanan bir unsur da hedefsiz sorulardır. Tekrarlanan, ve olumsuz cevap alan sorularla, olan durum vurgulanıyor ve son cevap olarak veriliyor.

 

 

Yazar: Andreas Chaniotis, müzisyen, Atina Üniversitesi Müzik Çalışmaları Bölümü mezunu

Yunanca’dan Çeviri: Sophia Angelidou

 

KAYNAKLAR:
Π.Δ. Μαστροδημήτρης, Η ποίηση του Νέου Ελληνισμού, Ίδρυμα Γουλανδρή – Χορν, Αθήνα 1994

Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, Αθήνα 1975.

Eρατ. Γ. Καψωμένος, Δημοτικό τραγούδι – Μια διαφορετική προσέγγιση, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1999 (5η έκδοση).

Γρηγ. Μ. Σηφάκης, Για μια ποιητική του Δημοτικού τραγουδιού, Πανεπιστημιακές εκδόσεις Κρήτης Ηράκλειο 1998.

Σωκρ. Λ. Σκαρτσής, Το δημοτικό τραγούδι, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1985.

Πρακτικά Τέταρτου Συμποσίου Ποίησης, Αφιέρωμα στο Δημοτικό τραγούδι, Πανεπιστήμιο Πατρών, Ιούλιος 1984, Γνώση, Αθήνα, 1985.

http://www.tsouchlarakis.com/tragoudia.htmΤέλος φόρμας

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Advertisements