Çocuk Şarkıları

Για την Ελληνική έκδοση του κειμένου πατήστε εδώ

 

Sekizinci kategorimiz çocuk şarkıları. Bu tür de halk şarkılarının en eski kategorilerinden biri. Çocuk şarkıları çok eski gelenekleri muhafaza etmek gibi bir ayrıcalığa sahiptir. Çocuklar, grupça oynadıkları oyunlarda çok defa büyüklerin yaşam biçimini taklit ederler. Fakat bazen, büyüklerin bazı alışkanlıkları ortadan kalkıyor; meslekler değişiyor, bazı gelenek ve görenekler unutulabiliyor. Ancak tüm bu unsurlar çocukların takım oyunlarında (pedyes) yaşıyorlar. Bu oyunlar oynanırken de bazı çocuk şarkıları söyleniyor. İşte bu şarkılar aracılığıyla büyüklerin unuttuğu gelenek ve görenekler muhafaza edildi. Ayrıca, diğer kategorilerin (işçi şarkıları, çiftçi şarkıları vb.) bazı şarkıları daha sonra çocuk şarkıları olarak yaşadılar. Aşağıdaki ezgiye Stilpon Kiryakidis’in koleksiyonunda rastlıyoruz:

Θερίζετ’ αλουνίζιτι
(Therizet’ aluniziti)
(Buğday alın)

κι μένα κλίκι κάμιτι,
(ki mena kliki kamiti,)
(ve ekmek yapın,)

‘ς τη βρύσι να του βάνιτι,
(‘s ti vrisi na tu vaniti,)
(çeşmeye koyun,)

να έρτου να του πάρου
(na ertu na tu paru)
(geleyim onu alayım)

να κάτσου να του φάου,
(na katsu na tu fau,)
(oturayım onu yiyeyim,)

να πέσου να πεθάνου.
(na pesu na pethanu.)
(düşeyim öleyim.)

 

(St. Kiryakidis, Halk Şarkıları, sayfa 22)

 

 

 

 

 

Bu şarkı Makedonya’dan (Selanik ve çevre illerin bulunduğu tarihî bölge, bugünkü Üsküp devleti kastedilmiyor) bir çocuk şarkısı örneği. Çocuklar cırcır böceğinin sesini duyduklarında bu şarkıyı söylerlerdi. Burada çok eski bir geleneğe rastlıyoruz: Antik çağlarda zengin ve verimli ekin karşısında minnettarlıklarını ifade etmek için yeni ekinin ilk ürünlerini tanrılara sunarlardı. Daha yeni dönemlerde ise kadınlar yeni buğdaydan yapılan ilk ekmeği bulundukları bölgenin çeşmelerinde durup geçenlere dağıtırlardı. Bu ekmeğe de ‘cicirokliko’ (St. Kiryakidis, Halk Şarkıları, sayfa 23) denilirdi. Yukarıda paylaştığımız şarkı bu gelenekten geliyor.

Çocuk şarkılarını iki alt kategoriye ayırabiliriz: Nanurizmata ve Tahtarizmata. İlk alt kategoriye ait olanları anneler bebeklerini uyutmak için söylüyorlar (ninni). Bunların antik adı da ‘katavafkalisis’ (καταβαυκαλίσεις). Bu şarkılar her insanın hayatında duyduğu ilk şarkılardır. Bu ezgilerin sözlerinin konusu dilekler üzerine kuruludur, bunun sebebi ise sözlerin sihirli güçleri olduğuna ve hayatımızı etkilediklerine dair olan batıl inanca dayanmaktadır. Bebeklere gerçekleşmesini dilediğimiz dileklerimizi ninni olarak söylüyoruz: Sağlıklı bir hayat, iyi bir gelecek vb.

ΕΣΥ ‘ΣΑΙ Τ’ ΑΝΘΙ ΤΩΝ ΑΝΘΩΝ
(ESİ ‘SE T’ ANTHİ TON ANTHON)
SEN ÇİÇEKLERİN ÇİÇEĞİSİN

Sözler:

Εσύ ‘σαι τ’ανθί των ανθών
(Esi ‘se t’ anthi ton anthon)
(Sen çiçekler çiçeğisin)

της λεμονιάς το φύλλο
(tis lemonyas to filo)
(Limon ağacının yaprağısın)

εσύ ‘σαι που γεννήθηκες
(esi ‘se pu yenithikes)
(Sen ki doğdun)

αντάμα με τον ήλιο.
(andama me ton ilyo.)
(güneşle birlikte.)

Νάνι νανάκια του
(Nani nanakya tu)
(Ninni ninnile olsun)

ο ύπνος στα ματάκια του.
(o ipnos sta matakya tu.)
(Küçük gözlerin uykuyla dolsun.)

İkinci alt tür ise, büyükler bebekleri kucaklarında ya da dizlerinde dans ettirdikleri zaman söylenen şarkılar (tahtarizmata). Anne kalbinden ilham alınarak söylendikleri için sözlerde bebeğin yeteneklerini betimlerken ya da geleceğiyle ilgili dileklerde bulunurken abartılı ifadeler kullanılıyor. Bu türün sözleri genellikle betimlemelerle doludur.

Bir diğer çocuk şarkıları da bebekleri eğlendirmek için söylenenlerdir: Çeşitli hayvanların seslerini içerenler ya da hayvanlarla teşhis yapılan (hayvanların konuşturulduğu), değişik objelerin seslerinin taklit edildiği şarkılar. Hatta sözlerinde vücudun değişik bölümlerinden bahsedilen ve söylendikçe o bölümlere dokunulan şarkılar da bulunmaktadır. Bunlar öğretici bir amaç da taşırlar: Çocuğa vücudunun bölümlerini ve onların isimlerini öğretmek gibi. Çocuk doğasının neşeli ve hınzır ruh halini de göz önünde bulundururak bu türden satirik şarkıların da eksik olamayacağını biliyoruz. Bunlarda da genel olarak insan vücudunda bulunan eksikliklere ya da çoğunluğun komik bulduğu unsurlara değiniliyor.

ΜΙΑ ΓΡΙΑ ΜΠΑΜΠΟΓΡΙΑ
(MİA ĞRİYA BABOĞRİYA)
BİR İHTİYAR, MORUK KADIN

Sözler:

Mια γριά, τσικιρικιτρόμ, τρακατρούμ, τρακατρόμ
(Mia ğriya, tsikirikitrom, trakatrum, trakatrom)
(Bir ihtiyar, tsikiriktrom, trakatrum, trakatrom)

μια γριά μπαμπόγρια λάχανα μαγείρευε
(mia ğriya baboğriya lahana mayireve)
(bir ihtiyar moruk kadın, lahana pişiriyordu)

κει που τα μαγείρευε
(ki pu ta mayireve)
(tam da pişirirken)

κει της ήρθε μια βοή
(ki tis irthe mia voi)
(birden haykırası geldi)

για να πάει να παντρευτεί
(ya na pai na pandrefti)
(gidip evlenmek için)

δίνει μια του τέντζερη
(dini mia tu tenceri)
(vurdu bir tane tencereye)

κι άλλη μια του καπακιού.
(ki ali mia tu kapakyu.)
(bir tane de kapağa.)

Φάτε κότες λάχανα
(Fate kotes lahana)
(Tavuklar yiyin lahana)

και σεις γάτες τα ζουμιά
(ke sis ğates ta zumya)
(kediler siz de suyunu)

γιατί εγώ θα παντρευτώ
(yati eğo tha pandrefto)
(çünkü ben evleneceğim)

και θα νοικοκυρευτώ.
(ke tha nikokirefto.)
(ve evimin hanımı olacağım.)

 

 

Yazar: Andreas Chaniotis, müzisyen, Atina Üniversitesi Müzik Çalışmaları Bölümü mezunu

 

KAYNAKLAR:
Π.Δ. Μαστροδημήτρης, Η ποίηση του Νέου Ελληνισμού, Ίδρυμα Γουλανδρή – Χορν, Αθήνα 1994

Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, Αθήνα 1975.

Eρατ. Γ. Καψωμένος, Δημοτικό τραγούδι – Μια διαφορετική προσέγγιση, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1999 (5η έκδοση).

Γρηγ. Μ. Σηφάκης, Για μια ποιητική του Δημοτικού τραγουδιού, Πανεπιστημιακές εκδόσεις Κρήτης Ηράκλειο 1998.

Σωκρ. Λ. Σκαρτσής, Το δημοτικό τραγούδι, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1985.

Πρακτικά Τέταρτου Συμποσίου Ποίησης, Αφιέρωμα στο Δημοτικό τραγούδι, Πανεπιστήμιο Πατρών, Ιούλιος 1984, Γνώση, Αθήνα, 1985.

http://www.tsouchlarakis.com/tragoudia.htm

Advertisements