Büyük Fetihler

 

Για την Ελληνική έκδοση του κειμένου πατήστε εδώ

 

 

1. Roma’nın genişlemesinin tamamlanması (M.Ö. 200-31)

 

M.Ö ikinci yüzyılının sonuna kadar Romalılar orduları yardımıyla kendilerini Doğu ve Batı’da sabitleşmelerini başardılar. Doğu’ya lüksle yaşamak için gittiler, Batı’ya  onların fethettikleri ülkelerinin doğal kaynakları kullanmak için gittiler.

 

1.1 Doğuya Genişleme

 

İkinci Kartaca Savaşı sona erdikten sonra Roma, Helenistik alanın sorunlarıyla karıştı.

İki cephede savaş yaptı: Makedonya Krallığı ve Suriye Krallığı’nda.  Makedonyalı    V Filip’e karşı Romalılar ve onların Etolyalı müttefikleri sırtüstü döndü ve üç yıl süren bir çatışmaktan sonra (200-197) M.Ö. 197’de Kinoskefalai Muharebesinde Makedonyalıları mağlup ettiler.

 

M.Ö. 196’da, Romalı konsül Flamininus, Makedonyalılardan Yunanlıların özgürlüğünü ilan etti.  Daha sonra Romalılar ve müttefikleri (Akhalı Konfederasyon, Rodos, Makedonya ve Pergamon’un krallıkları), Meander’in kralliği Manisa’da Antiochos III’nun ordusu, mağlup ettiler

 

Çatışmalar iki yıl boyunca (M.Ö. 192-190) sürdü ve Antiochus III onun misafiri Hannibal’i teslim etmeye zorlandı. Hannibal, Bithynia’da sığınma buldu, ancak sonunda intihar etti.

 

Daha sonra M.Ö. 168 yılında Romalılar, Pinda savaşında V. Filip’in oğlusu Perseus’u

mağlup ettiler.  Sonuç olarak, Perseus’un bir müttefiki olan Epirus tahrip edildi.  Ayrıca, Akhalı Konfederasyonunun seçkin 1000 adamı Romalılara teslim edildi.

 

Yunanlılar için sonraki yenilgiler de yıkıcı oldu.  M.Ö. 148’de Konsül  Caecilius Metellus, Perseus  soyundan geldiği iddia edilen Andriskus’u yendigi zaman, Makedonya eyaleti (Makedonya, Epirus, Teselya, güney Illyria) yarattı.

 

M.Ö. 147’de. Lokrida’daki Skarfia Savaşı’nda General Kritolaos de yenildi ve Orta Yunanistan boyun eğdirildi.  M.Ö. 146’da. Korint yok edildi.  M.Ö. 133 yılında, Attalus III’ün ölümünden sonra, Bergama Romalılara bir miras olarak geçti. Seleukosların ve Mısır’ın boyunduruğu ile, Yunanistan’da Roma’nın hakimiyeti kuruldu.

 

1.2 Batı’da fetihler

 

Batı’ya gidişi de Romalıları için galip geldi. M.Ö. 133 yılında Scipio Aemilianus  İspanya’yı fethetti.  M.Ö. 2. ve 1. yüzyıllarda bugünkü Fransa’sı aşamalı fethedildi.

Hatta Akdeniz, Romalıların tarafından bir fethi olarak kabul ediliyordu ve buna Mare nostrum (denizimiz) deniyordu.

 

 

 

 

 

1.3. Ele geçirilen alanların idaresi

 

Cebelitarık’tan Fırat Nehri’ne kadar uzanan alanları içeren Roma mülkleri, ya Roma eyaletleri ya da bir alt emir olarak yönetiliyordu. Roma’nın gücüne rağmen, sorunlar  eksik değildi.  Bunlar, çok uluslu olmasından, bölgelerin erişememesinden ve askeri komutanların iktidar ve özerklik susuzluğundan kaynaklanıyordu.

 

2. Fetihlerin sonuçları

 

Roma Devleti, iç çatışmalar gibi birçok sorunu ele almak üzere, bir dizi reforma ihtiyaç duydu.  Ancak bu reformlar aslında Roma’nın dağılmasına yol açtı.

 

2.1. Ekonomik, sosyal ve kültürel değişiklikler

 

Ekonomi sektöründe, tarım dışı ticaret ve zanaat sektörleri gelişti. Sonuç olarak, bir kaçının elindeki zenginliğin birikimi, kölelerin sayısının artması ve küçük işletmelerin kaybolmasıydı.

Toplumsal alanda, kısa süre önceye kadar devletin askeri ve ekonomik bakımdan desteklediği küçük ve orta büyüklükteki adamlar, güçlerini kaybetti. Yeni fırsatlar aramak için Roma’ya taşındılar.  Orada, mahkemelerde senatörlerin ya da atlıların çıkarlarına hizmet etmek için seçmenler ya da yalancı tanık olarak geçimlerin kaynakları sağladılar.

 

Senatörler, halktan oylamasıyla görev alan büyük toprak sahipleri deniliyordu.

Senatörün bedeninin bir parçasıydılar

Atlılar, süvari kulübünde hizmet etmek üzere para olanlar çağrıldı.  Amaçları kârdı.  Çeşitli işletmelerle uğraştılar kamu gelirleri kiracılarınki gibi.  Onlar Eyaletlerin vergileri devlete önceden ödediler.  Sonra, zamanın vergi toplayıcıları olan sözde ücretlere haklarını satarak kar ettiler.

Roma’daki nüfus yoğunlaşması köle ticaretinin gelişmesine de yol açtı.  Köleler Doğu’dan geldi. Ucuz emek olarak kullanılıyorlardı.  Roman vatandaşlarının gündelik hayatı söz konusu olduğunda, kazandığı bölgelerden açık etkiler aldı.

Zahmetsiz ve yampacık olmadan lüks bir yaşam istediler;  İsis, Kibele ve Mitra gibi Doğu tanrılarına tapıyorlardı; şairler Pulathus ve Terentius tarafından taklit edilen yeni Attik komedisi seviyorlardı· evlerine Yunan heykellerinin kopyaları ile süslenmişlerdi; çocukları için Yunan öğretmenlerini idrak ediyorlardı; düellolar ve vahşi hayvanların dövüşmesi  icin meraklılarıydı.

 

2.2 Reform çabaları

 

Roma devleti geleneksel karakterini kaybetmişti. Bu nedenle önde gelen Romalılar değerlerin ve yapıların yabancılaşmasıyla savaşmaya çalıştı.

 

M.Ö. 133 yılında Tiberius Gracchus, Roma bir belediye başkanı, tarım alanlarının yeniden dağıtımı ve ölü Kral III. Attalus’un hazinesi dağıtımı kanunla önerdi.  Bu teklifi mülksüzler servet elde etmelerini için yaptı.  Ancak Roma servetinin sahipleri onu öldürdü ve kanunlarını asla uygulamadı.

 

 

M.Ö. 123 yılında Tiberius’un kardeşi, aynı zamanda bir belediye başkanı olan Gaius Gracchus, Tiberius ile aynı kalıpta hareket etti: topraksız ve fakirleri destekleyerek Tiberius’un kanununu harekete geçirdi, senatör rolünü düşürdü, atlılara güç verdi, askerlik hizmetini normalleştirdi. Ancak senatörler, onu ve takipçilerini imha ettiler.   Dolayısıyla, adil olduğu halde Gracchuslar’ın çalışmasmaları beklenen kabulü yoktu.   Fakat gelecek için bazı olumlu koşullar yarattı.

 

2.3 İtalya’nın birleşmesi

 

İtalyanlar Roma vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olmadan Roma ordusuna katılmışlardır.  Eşitlik, mülkiyet hakları, ticarete erişim aradılar.                                          İtalyan-Roma çelişkileri Müttefikler Savaşı’nın başlamasına yol açtı (M.Ö. 90-80).

 

Bu savaşın sonuçları;

 

a) M.Ö. 89 yasasına göre İtalyanlar Roma vatandaşı olabiliyordu

 

b) Sulla’nın M.Ö. 88’de konsül seçilmeşi

 

c) başkenti Roma ile İtalyan Devletinin kuruluşu

 

2.4 İç savaşlar

 

Yeni devletin büyük coğrafi alanı, vatandaşların çeşitliliği ve askeri liderlerin tutkusu demokrasiye zarar veren iç anlaşmazlıklar yarattı.

Iki egemen sınıf –Aristokratlar ve Demoktratlar- iktidar için savaşıyordu.

 

Bu tür farklılıklar general Marius (Demokrat) ve Sulla (aristokrat) tarafından da vardı.  Marius, profesyonellere çevirdiği devlet çalışan askerlerden desteğini aldı.  Öte yandan, Sulla siyasi becerisi nedeniyle seçkinti ve yüksek özlemleri vardı.  İki adam Pontuslu Mithridat’a karsı ordusu yönelmeye çalıştı.  Bu liderlik iddiasında birbirleriyle karşılaştılar.

 

Sonunda Sulla Atina ve Viotia’da Mithridates’in ordusunu ele geçirdi ve yenildi.

Siyasi muhaliflerinden kurtulmak için, kara listeye almalar ile, düşmanlarının öldürülmesini ve mülküne el koymasını sağladı.

Kendisini diktatör olarak ilan etti, ve böylece hiç kimse onu kontrol edemedi.

 

Sonra iddialı olan bir adam Pompeius, harekete geçti. Askeri konularda bilmemesine rağmen, çeşitli kampanyalara katıldı.  Fırsatçı Catilina’nın kendisine karşı yaptığı komplodan sonra, , Krassus ve Jül Sezar . ile birlikte ittifak kurdu.

M.Ö. 60’da  hep birlikte birinci triumvirligi, politik bir figür oluşturdular

 

Bu plandan özellikle Jül Sezar yükselttı.  O, ordunun desteği ile, ofisleri aldı ve Roma topraklarını çoğalttı.  Sezar’ın Roma’dan eksik olduğunda Pompeius gücünü ele geçirmeye çalıştı.

 

İki kişinin çatışma kaçınılmazdi.  M.Ö. 48’de Farsala Savaşı’nda Sezar’ın kazanmasıyla bitti.

 

Zaferinden sonra Sezar, kendini hayat boyu sürecek bir diktatör ilan edildikten sonra bir dizi tedbir aldı.  senatonun gücünü kontrol altına almış, askerlere ve Roma mafyasına toprak dağıtmış, illeri yeniden organize etmiş, kolonileri kurmuş, takvimi reform yapmış. Ancak çalışmalarını tamamlayamadı. O Cassius Longinus ve Marcus Brutus tarafından 15 Mart 44 tarihinde öldürüldü.

 

Marcus Antonius Sezar’ın yerini aldı.. O, Lepidus ve Octavianus ile birlikte M.Ö. 43’te ikinci triumvirasi oluşturdu.. Sezar’ın ölümünden intikam almak için Cassius ve Brutus’a karsı döndüler; iki komplocu Makedonya’nın Philippi savaşında (M.Ö. 42) yenildi ve intihar etti.

 

Ancak Lepidus üçlü tarafından ayağını kaydırıldı. Antonius ve Octavianus iktidar için çarpıştı.  M.Ö. 31’de Aktium savaşında Octavianus hakimdi.  M.Ö. 30’da Mısır’ın fethi Roma Cumhuriyeti’nin sona ermesiyle sonuçlandı.

Advertisements