Aşk şarkıları

Για την Ελληνική έκδοση του κειμένου πατήστε εδώ

 

Dördüncü kategorimiz ise Aşk şarkılarıdır. Bu türde sevilene duyulan hayranlık, aşk acısı ve hayal kırıklığı, inat, kıskançlık, sevinç ve şükran gibi durumlar ifade edilir. Aşık olma durumundan sonra ifade edilen duyguların geneli direk itiraf, teşbih ya da metafor yapılarak açık edilir. Aşk heyecanı ya da büyük hayalkırıklığı durumlarında lirizm en ileri düzeyde bulunur. Bu kategori üç alt türe ayrılır

  1. Penemata (Methiye): Sevilen kişinin dış özelliklerinin (yüz, gözler vb.) övüldüğü şiirlerdir.
  2. Distiha (İki mısralılar): Doğaçlama yoluyla söylenen parçalardır, genellikle ‘lianotraguda’ (küçük şarkılar), ‘amanedes’ (Aman ve mani kelimelerinden türemiştir), ‘mandinades’ (iki dizelik maniler) isimleriyle karşımıza çıkarlar. Bunları söyleyenlere Kıbrıs’ta ‘piyitarides’, Girit’te ‘rimarides’ denir. Bir eğlencede genelde karşılıklı atışmalar yapılır, kimin daha iyi doğaçladığına da seyirciler karar verir.
  3. Ekatoloya (Yüz söz) ya da Aşk Ekatoloyası: Biçimleri şöyledir, şarkıcı 1 ile 10 arasından bir rakam seçer ve devamında da 10’dan 100’e kadar ilerler. Her seferinde aldığı numaraya bir beyit uydurmaya çalışır.

Aşk şiirlerine tarihte ilk kez 14. yüzyılda rastlanır. Türün ilk örnekleri dönemin iki derlemesinde bulunmaktadır:
a) Britanya Müzesi’nin kütüphanesindeki 14. yüzyıl külliyatında, 8241 numarasıyla. Bu örnek, ilk olarak 1879 yılında Wilh. Wagner tarafından “Aşkın Alfabesi” (Das A.B.C.D. Der Liebe.Eine Sammlung rhodischer Liebeslieder) adıyla basıldı. İkinci sefer ise 1913 yılında Hubert Piernot ve D. C. Hesseling tarafından “Aşk Şarkıları” (Chansons d’ amour) adıyla basıldı. b) İkinci derleme de 15. yüzyıla ait olup ilk defa 1874 yılında, Em. Legrand tarafından basıldı. Bu derleme Viyana Kütüphanesi’ndeki 244 numaralı Yunanca külliyattır. Hubert Piernot tarafından da ikinci defa 1931 yılında basıldı (G.K. Spiridakis, Yunan Folklörü, sayı 4, sayfa 273-274, Atina 1975).

Bu derlemeler dışında Bizans’ın son döneminin ilk yıllarından kalma kayda değer, aşk şarkıları içeren ya da belli kısımlarında bunlara yer veren kişisel eserler de bulunmaktadır, tıpkı Diyojen Akritas’ın destanı ya da Velthadros ve Hrisancan, Livistros ve Rodamni, Daniilida vb. manzum biçimde yazılmış Bizans romanları gibi.

 

Yunan bölgelerinde aşk duygusunun ifade ediliş biçimi, bulunduğu doğal bölge ve toplumun alışkanlıklarına göre değişiklik gösterir. Bu yüzden ifade şekli her yerde aynı değildir. Örneğin adalarda incelikle ve zerafetle ifade edilen aşk, dağlık bölgelerde daha haşin ve şiddetli tutkularla ifade edilir. İnsan ruhunda gözlenen bu izlenimler toplumun çevresel, sosyal ve ekonomik organizasyonundan, ahlâk anlayışlarından ileri gelir.

İpiros’ta aşk şarkıları, tarım ve hayvancılığın hakim olduğu bir ortamda oluşurken adalarda denizcle uğraşan bir topluluğun ürünüdür. Tüm bu bölgelerde toplumun az da olsa bir kesimi yapı işleriyle meşguldü, bir başka kesim ticaretle uğraşırken diğer bir kesim de ruhbandı. Bizans döneminden gelen aile ahlâkı, Türk ve Latin yönetimlerinde de devam ediyordu. Aynı ahlâk anlayışı 19. yüzyıla kadar sürdü. Tüm bunlar aşkın ifade ediliş biçimini etkileyen faktörlerdi.

Bu kategori için bir ayrım daha yapabiliriz: a) Anlık hislerin ifade edildiği aşk şarkıları ve, b) Aşk duygusu vesilesiyle gerçekleşmiş olayların (kız kaçırma, intihar, çekişmeler vb.) konu alındığı aşk şarkıları. İkinci sınıftaki şarkıların öyküleniş biçimi daha önce bahsi geçen ‘paralogiler’ ile oldukça benzemektedir (G.K. Spiridakis, Yunan Folklörü, sayı 4, sayfa 276, Atina 1975). Birinci sınıfa ait olan şarkıların sayısı ise ikinciye nazaran daha fazladır. Lirizm ile dolu olup evlilik öncesi dönemden bahsederler. Bu dönemin hisleri alegorik bir üslupla ifade edilirler, doğadan tasvirler kullanılır. Düğünden sonraki yaşantıyı anlatan şarkıların sayısı azdır, özellikle evlilikte sorunlar yaşanması durumunda.

 

Küçük Asya’nın İyonya bölgesinden kategoriye örnek bir şarkı:

ΣΓΟΥΡΕ ΒΑΣΙΛΙΚΕ ΜΟΥ
KIVIRCIK FESLEĞENİM

 

 

 

 

Sözler:

Σγουρέ βασιλικέ μου, πότε μεγάλωσες
(Zgure vasilike mu, pote meğaloses)
(Kıvırcık fesleğenim, ne zaman büyüdün)

κι έριξες τα κλωνιά σου, το πουλάκι μου,
(k erikses ta klonya su, to pulakı mu,)
(ve eğdin dallarını, kuşum)

και με παλάβωσες.
(ke me palavoses.)
(ve beni delirttin.)

Σγουρέ βασιλικέ μου, ματζουρανούλα μου
(Zgure vasilike mu, macuranula mu)
(Kıvırcık fesleğenim, kekiğim)

συ θα μ’ αποχωρίσεις απ’ τη μανούλα μου.
(si tha m’ apohorisis ap’ ti manula mu.)
(sen beni anacığımdan ayıracaksın.)

Bασιλικός θα γίνω, στη γλάστρα σου να μπω
(Vasilikos tha yino, sti ğlastra su na bo)
(Fesleğen olacağım, saksına gireyim diye)

να με κορφολογάνε τα χέρια σου τα δυο.
(na me korfoloğane ta herya su ta dio.)
(senin iki elin beni budasın.)

 

Bu şarkıya iki varyasyon (çeşitleme) daha ekleyeceğiz: Biri Kapadokya’dan diğeri de Ege adalarından. Kapadokya’dan olan ilk çeşitleme:

 

 

 

 

 

Sözler:

Ε, τι μου τα μηνάς στα λόγια, τι μου στέλνεις γράμματα
(E, ti mu ta minas sta loya, ti mu stelnis gramata)
(E, neden bana sözler söyleyip, neden mektuplar yolluyorsun)

τι μου στέλνεις γράμματα
(ti mu stelnis grammata)
(neden mektuplar yolluyorsun)

Και δεν ξεύρω ν’ ανεγνώσω κι αρχινώ τα κλάματα
(Ke den ksevro n’ anegnoso ki arhino ta klamata)
(Ve okumayı bilmiyorum, ağlamaya başlıyorum)

κι αρχινώ τα κλάματα κι αρχινώ τα κλάματα
(ki arhino ta klamata ki arhino ta klamata)
(ve ağlamaya başlıyorum ve ağlamaya başlıyorum)

Σγουρέ βασιλικέ μου
(Zgure vasilike mu)
(Kıvırcık fesleğenim)

και μαντζουράνα μου
(ke mancurana mu)
(ve kekiğim)

εσύ θα με χωρίσεις
(esi tha me horisis)
(sen beni ayıracaksın)

από τη μάνα μου
(apo ti mana mu)
(annemden)

Ε, δε μου λες εχτές το βράδυ, ο θυμός σου τι `τανε
(E, de mu les ehtes to vradi, o thimos su ti ‘tane)
(E, demiyorsun dün akşamki, sinirin neydin öyle)

Μ’ απαντήσανε δυο φίλοι και για σένα μου `πανε
(M’ apandisane dio fili ke ya sena mu ‘pane)
(İki arkadaşım beni yanıtladı ve dediler ki senin için)

 

και για σένα μου `πανε και για σένα μου `πανε
(ke ya sena mu ‘pane ke ya sena mu ‘pane)
(ve dediler ki senin için, ve dediler ki senin için)

Σγουρέ βασιλικέ μου
(Zgure vasilike mu)
(Kıvırcık fesleğenim)

με φύλλα πράσινα
(me fila prasina)
(yeşil yapraklarla)

θέλω τον ερωτά σου
(thelo ton erota su)
(aşkını istiyorum)

με χίλια βάσανα
(me hilya vasana)
(birlikte bin dertle)

Ve Ege adalarından olan ikincisi:

 

 

 

 

Sözleri bir önceki çeşitlemeninkilerle aynı.

Diğer bölgelerden başka şarkılar:

 

ΜΑΥΡΑ ΜΑΤΙΑ ΣΤΟ ΠΟΤΗΡΙ

BARDAKTAKİ SİYAH GÖZLER

 

 

 

 

 

Sözler:

Μαύρα μά , καλέ κοντούλα,
(Mavra ma, kale kondula,)
(Siyah ama, ufacığım,)

μαύρα μάτια στο ποτήρι.
(mavra matya sto potiri.)
(bardaktaki siyah gözler.)

Μαύρα μάτια στο ποτήρι,
(Mavra matya sto potisi,)
(Bardaktaki siyah gözler,)

γαλανά στο παραθύρι.
(ğalana sto parathiri.)
(penceredeki maviler.)

Δώσ’ μου τα, καλέ κοντούλα,
(Dos’ mu ta, kale kondula,)
(Ver bana, ufacığım,)

δώσ’ μου τα να τ’ αγοράσω.
(dos’ mu ta na t’ ağoraso.)
(ver bana onları satın alayım.)

Δώσ’ μου τα να τ’ αγοράσω
(Dos’ mu ta na t’ ağoraso)
(Ver bana onları satın alayım)

κι ό,τι έχω ας το χάσω.
(ki oti eho as to haso.)
(ve neyim varsa kaybedeyim,)

Δεν πουλιό , μωρέ λεβέντη,
(Den pulyo, more levendi,)
(Satılmazlar, be delikanlı,)

 

δεν πουλιόνται αυτά με γρόσια
(den pulyonde afta me grosya)
(parayla satın alınamaz bunlar)

Δεν πουλιόνται αυτά με γρόσια,
(Den pulyonde afta me grosya,)
(Parayla satın alınamaz bunlar)

μ’ εκατό και με διακόσα.
(m’ ekato ke me diakosa.)
(yüzle ve iki yüzle.)

Θα τα δώ , μωρέ λεβέντη,
(Tha ta do, more levendi,)
(Göreceğim, be delikanlı,)

θα τα δώσω στον καλό μου
(tha ta doso ston kalo mu)
(sevdiğime vereceğim)

Θα τα δώσω στον καλό μου
(Tha ta doso ston kalo mu)
(sevdiğime vereceğim)

και στον αγαπητικό μου.
(ke ston ağapitiko mu.)
(ve sevdiceğime.)

ΓΙΩΡΓΙΤΣΑ

YORGİTSA

(İzmir Alaçatı’dan)

 

 

 

 

Sözler:

Εγώ `λεγα να σ’ αγαπώ Γιωργίτσα μου
(Eğo ‘leğa na s’ ağapo Yorgitsa mu)
(Seni seveyim dedim Yorgitsa’m)

κανείς να μην το ξέρει
(kanis na min to kseri)
(kimseler bilmeden)

τώρα το μάθανε οι δικοί Γιωργίτσα μου
(tora to mathane i diki Yorgitsa mu)
(şimdi ise hem tanıdıklar öğrendi Yorgitsa’m)

το μάθανε κι οι ξένοι
(to mathane ki i kseni)
(hem de yabancılar)

Έλα Γιούλα Γιούλα έλα πάρε με
(Ela Yula Yula ela pare me)
(Gel Yula Yula gel beni al)

άνοιξε τις δυο αγκάλες μέσα βάλε με
(anikse tis dio angales mesa vale me)
(aç kollarını beni bağrına bas)

Το γιασεμί στην πόρτα σου Γιωργίτσα μου
(To yasemi stin porta su Yorgitsa mu)
(Kapındaki yasemin Yorgitsa’m)

άνθισε και θα δέσει
(anthise ke tha desi)
(çiçek açtı ve demek olacak)

τ’ αγγελικό σου το κορμί Γιωργίτσα μου
(t’ angeliko su to kormi Yorgitsa mu)
(senin melek bedenin Yorgitsa’m)

στα χέρια στα χέρια μου θα πέσει
(sta herya sta herya mu tha pesi)
(kollarıma, kollarıma düşecek)

Έλα Γιούλα Γιούλα έλα πάρε με
(Ela Yula Yula ela pare me)
(Gel Yula Yula gel beni al)

άνοιξε τις δυο αγκάλες μέσα βάλε με
(anikse tis dio angales mesa vale me)
(aç kollarını beni bağrına bas)

Μάζεψε εσύ τα γιασεμιά Γιωργίτσα μου
(Mazepse esi ta yasemya Yorgitsa mu)
(Sen yaseminleri topla Yorgitsa’m)

κι εγώ τα βελονιάζω
(ki eğo ta valonyazo)
(ben de ipe dizeyim)

πούλησε την αγάπη σου Γιωργίτσα
(pulise tin ağapi su Yorgitsa)
(sat aşkını Yorgitsa)

κι εγώ την αγοράζω
(ki eğo tin ağorazo)
(ben de satın alayım)

Έλα Γιούλα Γιούλα έλα πάρε με
(Ela Yula Yula ela pare me)
(Gel Yula Yula gel beni al)

άνοιξε τις δυο αγκάλες μέσα βάλε με
(anikse tis dio angales mesa vale me)
(aç kollarını beni bağrına bas)

 

 

Yazar: Andreas Chaniotis, müzisyen, Atina Üniversitesi Müzik Çalışmaları Bölümü mezunu

 

KAYNAKLAR:

Π.Δ. Μαστροδημήτρης, Η ποίηση του Νέου Ελληνισμού, Ίδρυμα Γουλανδρή – Χορν, Αθήνα 1994

Γ.Κ. Σπυριδάκης, Ελληνική Λαογραφία, τεύχος Δ’, Αθήνα 1975.

Eρατ. Γ. Καψωμένος, Δημοτικό τραγούδι – Μια διαφορετική προσέγγιση, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1999 (5η έκδοση).

Γρηγ. Μ. Σηφάκης, Για μια ποιητική του Δημοτικού τραγουδιού, Πανεπιστημιακές εκδόσεις Κρήτης Ηράκλειο 1998.

Σωκρ. Λ. Σκαρτσής, Το δημοτικό τραγούδι, Εκδόσεις Πατάκη, Αθήνα 1985.

Πρακτικά Τέταρτου Συμποσίου Ποίησης, Αφιέρωμα στο Δημοτικό τραγούδι, Πανεπιστήμιο Πατρών, Ιούλιος 1984, Γνώση, Αθήνα, 1985.

http://www.tsouchlarakis.com/tragoudia.htm

Advertisements